PEDODONTİST KİMDİR?
Bebeklik döneminden başlayarak çocukluk ve ergenlik döneminde tüm ağız ve diş sağlığı sorunlarının teşhis ve tedavisini yapan, özel uzmanlık eğitimi almış diş hekimlerine pedodontist denir.
Çocukların İlk Diş Hekimi Ziyareti
Çocuğun ilk diş hekimiyle tanışması ve diş kontrolünün, ilk süt dişleri sürer sürmez(6-9 ay arası) yapılması tavsiye edilmektedir. Bu ilk diş hekimi ziyareti; çocuğun ortama, yardımcı personellere ve diş hekimine alışmasıyla birlikte, ileride yapılacak diş tedavilerinde daha az endişe duymasını sağlayacaktır.
6 aylık kontrollerle hekiminiz çocuğu takip altında tutabilir, yanlış beslenme alışkanlıkları konusunda aileyi uyarabilir ve çürükten koruyucu uygulamalar hakkında aileleri bilinçlendirilebilir.
Çocuklarda Beslenme
Çocuğunuzun diş sağlığı için ne yediği kadar, ne zaman ve ne sıklıkla yediği de önem taşır. Dengeli beslenme uzun süreli diş sağlığı için önemlidir. Karbonhidrat içerikli yiyeceklerin ağız içinde ve diş yüzeyinde uzun süre kalmaları diş çürüklerine neden olur. Ağız içinde bulunan bakteriler, bu karbonhidratlarla beslenerek asit oluşturur. Bu asit dişin mine tabakasına etki ederek çürük oluşumunu başlatır. Öğünler arası geçen sürede tükrük bu asidin etkisini ortadan kaldırmaya yarar. Sık yemek yeme alışkanlığı ağzın asidik kalmasına neden olarak diş çürüklerine yatkın hale gelmesine neden olur.
- Çocuğunuza taze meyve, sebze ya da peynir gibi sağlıklı yiyecekler verin.
- Şeker içermeyen yiyecek ve içecekler satın alın.
- Şekerli ya da nişastalı yiyecekleri atıştırma olarak değil, yemeklerden sonra verin.
- Sakızdan vazgeçemeyen çocuklar xylitol içeren ya da şekersiz sakızları tercih etmeliler.
- Çocuğunuza yatmadan önce meyve suyu, asitli içecekler,şekerli, ballı ya da pekmez ilave edilmiş süt kesinlikle vermeyin.
- 6 Yaşından itibaren ortodontist muayenesi gereklidir.
Bebeklerde Biberon Çürüğü
Biberon çürükleri ilk olarak dişlerin minesinde tebeşirimsi beyaz lekelenmeler ile başlar. Zamanla minede doku kayıplarının oluştuğu ve bu beyaz tebeşirimsi lekelenmelerin yerini kahverengi lekelenmelere bıraktığı ve ilerleyen dönemde bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Uzun süre biberonla beslenen ya da anne sütü alan çocuklarda gözlenen bu çürüklere ‘’biberon çürüğü’’ adı verilmektedir. Biberon çürüklerinde öncelikle üst ön dişler etkilenir. Çürükler genellikle, kolay görülmeyen yerler olan dişlerin arka kısımlarında başlar. Sonra üst çene arka dişler ve alt çene arka dişler etkilenir. Alt kesici dişler genellikle bu durumdan etkilenmez, çünkü dil üstlerine gelerek onların ağız içerisindeki sıvılara maruz kalmasını önler ve bakterilerin yıkıcı etkilerinden korur.
- Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin
- Süt ve mamalara şeker, bal, pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin, aynı şekilde emziği bala reçele batırmayın
- Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin
- İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla beslenme sonrasında, temiz, ıslak bir tülbent ya da gazlı bez ile dişler temizlenmeli.
- Gece yatmadan önce ya da uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse, süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

Koruyucu Uygulamalar
Hijyen
Ağız diş bakımını eksiksiz yapmak ancak eksiksiz bilgi ile mümkündür. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımının öğretilmesi, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve ağız ve diş sağlığının öneminin anlatılmasını içeren hijyen eğitimi çocuklar için olduğu kadar büyükler için de önem taşır.
Fluorid Uygulamaları
Fluorid; bitkilerde, deniz ürünlerinde, suda ve vücudumuzun değişik dokularında bulunan, dişlerin çürümesini önleyen ve dişlerin yapısını kuvvetlendiren elementtir. Topikal fluorid uygulamaları özellikle dişleri çürümeye meyilli çocuklarda uygulanır. Bu sayede yeterli miktarda fluorid dişler üzerine depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli olur. Bakterilerin meydana getirdiği asit oluşumunu da engelleyerek dişleri korumaktadır. Pedodontistiniz, ilk randevuda çocuğunuzun çürük risk değerlendirilmesini yaparak ne tip ve sıklıkta fluorid tedavisi uygulanması gerektiğini belirlemektedir.

Fissür Örtücü Uygulamaları
Diş çürükleri genellikle süt ve daimi azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerinde bulunan çukurcuk ve tepeciklerde başlar. Pit ve fissürler olarak adlandırılan bu bölgeler oldukça dardır ve gıdaların sıkışıp temizlenememesi nedeniyle genellikle çürüklerin başladığı yerlerdir. Bu bölgelerdeki gıda ve mikroorganizma birikimi sonucu oluşacak çürüğü önlemek amacıyla fissür örtücü adı verilen akıcı dolgu maddesi ile derin çukurcuklar kapatılır ve kaygan bir yüzey haline getirilir. Azı dişlerinin çiğneyici yüzeyine uygulanan çok etkili bir koruma yöntemidir.
Travma
Daimi dişlenme döneminde, diş kırıldıysa ve kırık parça bulunabildiyse kırık parça süt içerisine koyularak en kısa zamanda bir pedodontiste başvurulmalıdır.
Eğer ki diş tamamen yerinden çıkmış ise en kısa sürede ve uygun şartlarda dişhekimine getirdiğiniz takdirde tekrar yerine yerleştirilebilir. Kaza sonucu yerinden çıkan dişi kök yüzeyine hiç temas etmeden akan su altında yıkayıp süte koyarak en kısa sürede hekiminize ulaştığınız takdirde kurtulma şansı oldukça yüksektir.
Süt dişlerinde ise durum biraz daha farklıdır. Süt dişlenmede en sık karşılaşılan travma şekli dişlerin yerinden çıkması ya da çene kemiği içerisine gömülmesidir. Travma sebebiyle yerinden çıkan süt dişleri tekrar yerine yerleştirilemez. Sürekli diş germi, geçirilen travma nedeniyle zarar görmemişse bile süt dişi tekrar yerine yerleştirilmeye çalışılırken zarar görebilir.
Sedasyon ve Genel Anestezi
Küçük çocukların dental muayene ve tedavilerden büyük korku ve sıkıntı duymaları ve işlemleri reddetmeleri bilinen bir gerçektir. Üstelik yaramazlık yapan çocukların ebeveynler tarafından iğne ile korkutulduğu ülkemizde daha sonra bu çocukların dental işlemlerini yapmak büyük bir sorun teşkil etmektedir.
Çocuk hastalarda davranışların kontrol edilebilmesi ve tedavi sırasında kooperasyonun sağlanabilmesi kaliteli bir dental tedavi hizmeti verebilmek için çok önemlidir. Aşırı kaygılı hastalar, kooperasyon kurulamayan çocuklar, doğuştan ya da sonradan meydana gelmiş bazı özel sağlık sorunlarına sahip çocuklarda diş tedavilerinin tamamının tek seferde ve güvenle yapılabilmesi için, hasta bilincin açıkken sakinleştirildiği (sedasyon) veya tamamen uyutulduğu (genel anestezi) koşullarda tedavi edilmelidir. Hangi tip anestezinin kullanılacağına çocuğun tıbbi durumu ve yapılacak işlemlerin zorluğu ve süresi belirler.
Sedasyon veya genel anestezi altında diş tedavisine karar verilen bir çocuğun mutlaka işlem öncesinde genel anestezi uzmanı tarafından muayene edilmesi ve anestezi altında herhangi bir risk olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Ailelerin anestezi altında çocuklarının diş tedavilerini yaptırma kararı alırken dikkat etmeleri gereken iki önemli konu ise tedaviyi yapacak olan diş hekiminin bu konudaki deneyimi ve tedavinin tam donanımlı hastane şartlarında olması gerekliliğidir.
